4 Mayıs 2012 Cuma

anlatılamayan..

Bir güneş ol, ısıt istedim ıssız sabahlarımı, sırlarımızı taşıyan kuşları... Muradıma ermeden kapatmak istemedim gözlerimi, yaşamak boşuna sensizken.Buğulanan camlara yazabildim sadece ismimizi, sırf bu yüzden küstüm güneşe, seni bana getirmeyen her şeye... Seninle olamamanın acısını çıkardım dünyadan.


Son bakışın bitmek bilmeyen bir filmdeki mutlu son gibi, sonsuz mutluluk duygusu. Oysaki saçımın her teline işlemiştin bir bir bembeyaz. Uyku olup dol istedim gözlerimden, uzayıp giden sonsuz gecelerde. Gençliğim bir paçavra gibi ücra bir köşede kalmasın diye, ince bir ayrıntı ol istedim hayatımda can damarı gibi. Taşınmaz bazı yükler, olduğu yerde bırakmak gerek. Cam şişelerin içine hapsedilen gemiler gibi parça parça taşı istedim hayatına. Sigaramın dumanına çizdim hayallerimi, hepsi bir bir uçup gittiler ve ben daha çok içmeye başladım. 




Boğazımda düğümlendi onca kelime, konuşamadım. Her vapura binişimde martılar seni sordu, söz verdiğimiz yerde. Kum fırtınasından farksızdı hayatıma girip çıkışın, gözlerimi açtığımda seraplarla dolu çölün ortasındaydım. Gözlerim acıyor, ellerim titriyor, kulaklarım çınlıyor, iflas ediyor bedenim...


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme